Küçük Kadınlar 14. Bölüm
Armağan, Yeliz için aşkından vazgeçiyor
Armi, Yeliz için aşkından vazgeçmek zorunda kalıyor.
Armi, Hulusi’nin teklifi karşısında şoke olur. Yeliz için, aşkından vazgeçmek zorundadır. Her şeyden habersiz olan Utku ise Armi’ye teklifini kabul ettiği günün hatırası olarak bir kolye yaptırır. Armi, bütün sinirini Yeliz’den çıkarır. Simge’nin kendisini kullandığına inanmak istemeyen Yeliz öğrendikleri karşısında yıkılır. Cengiz, Elif’i arayarak Cansu’dan vazgeçtiğini ve mahkemeye gelmeyeceğini söyleyince kızlar çok sevinir. Şevkiye ise yıkılmıştır. Cengiz’i ikna etmenin yollarını arar. Utku, Armi’nin kendisinden neden kaçtığını bir türlü anlayamaz. Simge’ye gününü göstermek için bir kez daha buluşan Yeliz, takip edildiğinden habersizdir. Cengiz kendisini dövenleri izlerken ummadığı bir gerçeği öğrenir. Yeliz de hala gözü olan Cengiz bu kozu kullanmaya karar verir. Ali’nin memleketten okumaya gelen tanıdığı Derya ile olan yakınlığı Elif’in kıskanmasına neden olur. Armi’yi sıkıştıran Utku duyduklarına inanmak istemez. Canı çok yanan Utku, Armi’den intikam almak için harekete geçer. Cansu’nun velayet davası için herkes duruşmaya gelir. Armi ve Elif, Cansu’yu istemeyen enişteleri Cengiz’in duruşmaya da gelmemesi üzerine rahatlarlar. Ancak son dakika olan bir gelişme herkes için sürpriz olur. Yeliz’in eniştesini dövdürdüğü gerçeği ortaya çıkar. Kızlar, Yeliz’i sorumsuzlukla suçlarlar ve ona kızarlar. Herkesin üzerine geldiği Yeliz durumu düzeltmek için gizlice eniştesi ile buluşmaya gider.
Küçük Kadınlar 7. Bölüm
Şevkiye’nin gerçek yüzü ortaya çıkıyor!
Hala Şevkiye’nin teklifi karşısında Elif’in dünyası kararır. Bir yanda ailenin parçalanması bir yanda Bilge’nin hayatı söz konusudur. Elif, Bilge’nin ameliyat parasını bulabilmek için her kapıyı çalar. Para yüzünden ameliyatı ertelenen Bilge eve çıkar. Halasının tehditlerini ve bu gerçeği Elif kardeşlerinden saklar ve Ameliyat parasını tek başına bulmaya çalışır. Önce iş yerinden sonra dostlarından yardım ister. Hulusi’nin yanında işe başlayan Ali ameliyat için gereken yüklü miktardaki parayı bulur. Paranın bu kadar çabuk bulunması Utku’nun dikkatini çeker ve Ali’den şüphelenir. Ablalarının konuşmaları işe yarar. Yeliz sonunda eve dönmeye karar verir. Ancak hiç beklemediği bir engelle karşı karşıya kalır. Elif, eşyalarını toplayan Yeliz’in bir anda eve dönmekten vazgeçmesine anlam veremez. Bilge ameliyat için tekrar hastaneye yatar. Şevkiye’nin pazara gitmesini fırsat bilen Enişte evde tek başına olan Yeliz ve kötü emelleri için harekete geçer.
Küçük Kadınlar 1. Bölüm
Küçük Kadınlar...Hayat geçmek zorunda olduğumuz sınavlarla doludur. Bu sınavlar kimilerine “kolay” gelir… Sorunların çözümlerini bulmakta zorluk çekmezler… Adeta sorun çözümüyle birlikte gelir… Bunlar şanslı insanlardır. Bir de hayatları boyunca zor sınavları geçmek zorunda olanlar vardır. Onlar bir çok zorluğa göğüs germek, sırtlarına binen ağır yükleri biraz olsun hafifletmek için hayatları boyunca debelenip dururlar. Bunlar da şanssız insanlardır. Ama bu şanssız insanlar hayata daha bağlıdır… Daha bir tadını çıkartırlar mutlu günlerin. Çünkü mücadele bağlılığı, emek sevgiyi, baş etme gücünün farkında olmak da vefayı getirir. Bütün bu zor sınavlarda elimizi tutan, bize destek veren, hatta gerektiğinde bütün sorumluluğu yüklenen iyilik melekleri vardır etrafımızda… Yeryüzündeki meleklerimiz… Annemiz ve babamız… Hayatlarını , çocuklarının mutluluğuna vakfedenler... Hikayemiz yeryüzündeki iyilik meleklerini kaybettikten sonra birbirine kenetlenmiş beş kız kardeşin hikayesidir…
En büyüğü yirmi, en küçüğü altı yaşında olan beş kız kardeş… Anne babaları bu dünyadan göçüp gittikten sonra karşılaşacakları bütün sınavlarda el ele veren , birbirlerine kızsalar da küsseler de , bağırıp çağırsalar da karşılarına çıkan en zor sınavda bile tek bir yürek olan… Birbirlerinden farklı beş kız kardeş… Kardeşlerine hem anne hem baba olan, hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi Elif (20), içi dışında, sırdaş, güçlü, “delidir ne yapsa yeridir” tanımının en iyi örneklerinden Armağan (17) - nam-ı diğer Armi - , okul derdiyle , sivilceleriyle , üç kuruş harçlıkla arkadaşlarına rezil olmadan onlara yetişme telaşıyla tam bir ergen Yeliz (15), yaşından büyük bir hastalıkla yaşayan, olgun, kitap okuma tutkusu olan, sorumluluk sahibi, anlayışlı Bilge (12) ve en küçük, en hassas, en sevimli, müzik tutkunu Cansu (6).
Anne babalarının bekçilik yaptığı köşkte kendilerine ayrılmış bölümde, her gün doğumunda, umutla, sevgiyle, ayakta kalma azmiyle güne “merhaba” diyecekler. Ne olursa olsun , pes etmeyecekler. Birbirleri için direnecekler. Başlarına gelecek her felaket onlara bir şeyler öğretecek. Daha güzel günler için hırslanacaklar , güçlenecekler…
Onlar Küçük Kadınlar. Onlar ne pahasına olursa olsun düşmemek için hayatla elele mücadele edecek , hep birlikte “büyüyecekler.”